İçeriğe geç

Farklı Fantezilere Yelken Açan Evlilik -15- Zifiri

Kategori: Genel

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Farklı Fantezilere Yelken Açan Evlilik -15- Zifiri
Yemeklerimizi yerken güzel güzel sohbet ediyorduk.

(Kafa karışıklığı olmaması için belirtmeliyim; günler boyu aramızdaki iletişim sadece onların anılarını anlattıkları zamanlarda yaşanıyor değildi. Boş zamanımız çoktu, neredeyse hiç iş yoktu. Her konu hakkında konuştuk, muhabbet ettik. Ama bazı günler anılarını daha çok anlattılar, bazı günler fırsat olmadı. Bazen ben sordum, bazen onlar sormadan anlattılar.)

Gökçe ile o akşam yemeklerimizi ağır ağır yerken muhabbet devam ediyordu. Masamızda sıcak bir ev yemeği yoktu. Daha çok Akdeniz mutfağının yeşillik ağırlıklı, sizi yormayan yemeklerinden yapmıştık beraber. Güzel birer kadeh şarap eşliğinde az birazda meze ile uzun uzun bu mükellef masanın keyfini çıkartıyorduk.

Gökçe;

Vajinam, kıç deliğim ve çene kaslarım sızlıyor, ağrıyordu; bu ağrılardan pek şikayetçi değildim. Ayağa kalkıp odamıza geçebilmemiz bir kaç dakikamızı almıştı ve Galip’te en az benim kadar yorulmuştu. Üstüme bir şeyler giydikten, vibratörü yıkadıktan ve ortalığı topladıktan sonra yatağa, Galip’in yanına döndüm. Gözleri kapalıydı ama uyumuyordu. Yanına uzandıktan sonra aklımı kurcalayıp duran soruyu sormamın vakti gelmişti;

-Galip?
-Efendim?
-Bir şey soracağım, ilaç falan mı kullandın sen? Boşalman için çok uğraşmamız gerekti. Hayır, hoşuma gitti ama merak ettim.
-Yoo ilaç falan kullanmadım. Öyle oldu bu sefer diyelim.
-Çıkart ağzında tuttuğun baklayı.
-İş yerinde iki kez boşaldım.
-Nasıl boşaldın peki?
-Mastürbasyon yaparak.
-En azından içim rahatladı! Yahu tek tek sormak zorunda bırakma insanı işte, anlat bir seferde; bu mastürbasyonları neye borçluyuz?
-Birisini sana diğerini asistanıma.
-Seni dinliyorum.
-Sabah asistanım biraz frikik verdi. Etkilendim ve sonuç ortada.
-Nasıl bir frikikmiş bu?
-Önümde eğildi. Dar ve düşük belli kumaş pantolonundan çıkan thong çamaşırı gördüm…
-Bu asistan sinir bozucu olmaya başladı. Ama sende hazır bekliyorsun anlaşılan. Bir iç çamaşırı görmekle mastürbasyon yapman, ne bileyim…
-Hiç bir erkek o görüntüye kayıtsız kalamazdı, bana güven.
-Görebiliyorum. Ya ikincisi peki?
-Sen Alper geldi diye aradıktan hemen sonra.
-Ciddi misin? Ne düşündün tam olarak?
-Çok bir şey düşünmeme gerek kalmadı emin ol. Masaj olayınızı hatırlamam yetti.
-İnanamıyorum sana… Ama sen günde 4 kez boşalabileceksen ve hepsi böyle uzun sürecekse ben tüm erkeklere masaj yaptırırım…
-Gökçee…
-Ne? Sen asistanını dikizlerken sorun yok ama… Neyse sen biraz daha şu ikinci mastürbasyonu anlatsan.
-Neyini anlatayım?
-Bir beklentin var mıydı? Bir şeyler olur diye… Yani ne bileyim hiç rahatsız olmadın mı, korkmadın mı?
-Emin ol düşünce ve duygularım çok karışık. Ama hoşuma gittiğini inkar edemem.
-Ya geldiğinde bir aksiyon yaşanmış olsaydı?
-Ne gibi?
-Daha çok masaj gibi misal, ya da daha fazlası…
-Bilemiyorum. Yoksa oldu mu bir şeyler?
-Heyecanlanma hemen. Olmadı. Sadece sordum.
-Çok yoruldum ben aşkım.
-Tamam, tamam. Sonra konuşalım ama olur mu? Merak ediyorum düşüncelerini. İyi geceler…
-İyi geceler…

Kocamın asistanı hakkında ne düşüneceğimi bilmiyordum. Ben bu kadar ‘rahat’ cinsel aksiyonlara girerken hemde. Benim başka erkekler ile yaşadıklarımın yarısını bile kocam başka kadınlarla yaşamış olsa ne hissedeceğim üzerine kafa yormaya başladım bende. Hoşlandığımı söyleyemem bu düşüncelerden ama nasıl bir tavır almam konusunda emin değildim. Ben bu konu hakkında net düşüncelere sahip olana kadar kocamın aklının bende kalmasını sağlamalıydım. Ama nasıl? Diğer bir konu ise Alper konusuydu. Galip belki açıkça söylemek istemediği için kaçamak davranıyordu. Ama hareketleri, tavırları, konuşmalarında yakaladığım ufak nüansları dikkate alacak olursam karısını başka adamlarla beraber olması için yüreklendiren bir koca profili çiziyordu. Peki son olanlardan sonra buna ben ne kadar istekliydim? Tüm her şey karışmıştı. Düğümü çözebilmeyi umut ederek başımı yastığa koydum.

Üç dört gün geçmişti Galip ile yaşadığımız o harika seksten sonra; Galip’in ve elbette benim cinsel dürtülerimiz tekrar harekete geçecekti, evliliğin yararlarından birisi bu yani partnerin ne zaman neyi istiyor tahmin edebiliyorsun. O gün bir müşterimle yapacağım iş için bilgisayar üzerinden görüntülü görüşmem vardı, kısa bir görüşme olmasını planlıyordum onun dışında tüm vakit benimdi.

‘Acaba Galip ne yapıyor?’ düşüncesiyle bir mesaj gönderdim. Çalıştığını belirten, benim ne yaptığımı soran kısa bir mesaj atmakla yetinmişti kocacığım. Dikkatini nasıl çekebilirdim? Hemde dibinde porno starı asistanı varken? Sürekli eve beni becermek isteyen, arsız komşumuzu çağırıp masaj yaptıramazdım sonuçta kocamın ilgisini çekmek için.

Görüşme zamanı geldikçe sinirlerim de gerilmeye başlamıştı. Aklımda onlarca şey varken müşteriyi mutlu etmeye çalışamazdım, işe odaklanamazdım. O an aklıma bir şey geldi. Hızlıca çekmeceden bir yapay penis beğendim ve masanın kenarına koydum. Altıma giydiğim taytı ve iç çamaşırını çıkarttım. Telefonumun kamerasını masayı, beni görecek şekilde ayarladım ve kayıt düğmesine bastım. Masaya oturdum ama sandalyem her zaman durduğundan daha geri bir pozisyonda duruyordu, kameranın olan her şeyi çekmesini istiyordum. Üstüm giyinikti ama altım çıplaktı ve ben bu halde görüşmeyi başlatacaktım.

Karşımda daha önce çalıştığım, sinir bozucu bir kadın vardı. Onunla konuşurken kafamı dediklerine vermeye çalışıyordum ama bir yandan boş kalan sol elimle kendimi okşuyor, parmaklarımı vajinama sokuyordum. Klitorisime masaj yaparken bunun sadece Galip’i etkilemeyeceğini anladım, ben de gayet etkileniyordum. Uyarılan noktalarım bir bir harekete geçiyordu.

Müşteri zaten bildiğim, detayları mail ile belirtilmiş gereksiz şeylerden tekrar ve tekrar bahsederken ben onu dinliyormuş gibi yapıyordum. Bir ara üç parmağımı birleştirip vajinama istemsiz bir şekilde sokup çıkarttığımı fark ettim; dildonun zamanı gelmişti, parmaklarımı yormaya gerek yoktu… Yanımda, kamera açısına girmeyen bir noktada duran dildoyu alıp telefon kamerasına, aslında Galip’e iyice gösterdim. Avuçlarımın arasında duran bu dildo ‘gerçek penis hissiyatlı’ etiketine kanıp aldığım, vantuzlu dildodan daha küçük ama doku olarak daha gerçekçi bir parçaydı. Sandalyemi birazcık daha telefona doğru döndürdüm ve bacaklarımı iyice açtım. Telefon kamerasının tüm detayları çektiğinden emin olarak dildoyu vajina dudaklarıma sürtmeye başladım, hissiyatı dedikleri gibiydi. Penis üstündeki damarlara, yumurtalıklara kadar detaylı ve gerçekçi tasarlanmış olsa bile ben gerçek bir penisi tercih ederdim…

Bir ara müşteriye odaklanmam gereken bir an geldi. Dediklerini sağ elimin altında duran deftere not ettim, bir iki görsel ve şablonu karşı tarafa gönderdim. Kadın susmak bilmiyordu, eğer dildo olmasaydı bu görüşme gerçekten çok sıkıcı geçecekti.

Dildoyu dizime koyup vajinamı parmaklarımla kontrol ettim, ıslanmıştı dudakları. Dildonun içeri zorlanmadan girebilmesi için elime alıp kafa kısmını vajina dudaklarımın iç kısmına masaj yapar gibi yavaşça tekrar sürtmeye başladım. Derin bir nefes aldım ve içime soktum. Hepsi olduğu gibi içime girmişti; ses çıkartmamak, bozuntuya vermemek için çok çaba sarf etmem gerekmişti. Vajina kaslarım dildoya alıştığında iki elimi kullanarak bir detayı müşterinin talep ettiği şablon üzerine klavye yardımıyla yazmam gerekti. İçimde dildo, karşımda müşteri varken ben ‘işini severek yapmak’ deyiminin kanlı canlı bir örneğiydim.

Klavyede işim bitip müşteriye yollayınca görüşmede bitti, içimde duran dildo ile kalakalmıştım. Neredeyse tamamı içimde olan dildo hoş bir his bırakıyordu. İçimde yapay bile olsa bir penis varken vajina kaslarımı sıkar halde ayağa kalktım, yavaş adımlarla yürüyerek telefonu elime alıp kayıtı durdurdum. Kayıtı tekrar izlediğimde tam istediğim gibi olduğunu fark ettim. Vakit kaybetmeden Galip’e yolladım ve altına ‘bende çalışıyorum’ notunu iliştirdim. Gitmesi uzun sürdü… Ben tüm bu süre boyunca içimde dildo, altım çıplak bir şekilde oturmuş bekliyordum. Kendimi boşaltıp boşaltmamak konusunda kararsızdım, dildonun verdiği hazdan ise memnundum.

Yaklaşık 10 dakika sonra telefonum çaldı. Arayan elbette Galip’ti.

-Ne güzel bir çalışma ortamı o öyle!
-Ne yapayım, sen yoksun.
-Herkes senin kadar şanslı değil, evden çalışamıyor.
-Ben çalışıyorum da ne oldu sanki, içimde dildoyla geziniyorum en fazla. İçimde penis varken yürümek hem biraz garip, hem oldukça keyifliymiş bu arada.
-Daha çıkartmadın mı!?
-Hayır.
-Boşaldın mı?
-Hayır.

Galip ile konuşurken koltuğuma yayılmış ve hala çıplak olan bacaklarımı açmıştım. Dildo ile oynayıp oynamamak konusunda kararsızdım.

-Hep böyle mi çalışıyorsun peki benim güzel karım?
-Gerçek bir penis olmadığı zamanlar evet.
-Acil bir toplantıya girmem lazım. Diyeceklerini unutma, öptüm.

Yine iş, yine toplantılar… Biraz keyfim kaçmıştı açıkçası. Galip’in aklını evde, bende tutmalıydım o toplantıda olsa bile. Aklıma gelen onlarca fikir arasında en zahmetsiz olanını yapmaya karar verdim. Altıma uzun bir etek giydim sadece ve balkona çıktım; hava fena sayılmazdı. Dildoyu içimden çıkartmıştım. Telefonu mutfak camının önündeki mermere yerleştirdim. Oturduğum sandalyeyi görüyordu, tekrar kayıta başladım… Masanın örtüsünün telefona bakan kısmını kaldırdım, sandalyemi telefona doğru döndürdüm ve eteğimi belime kadar sıyırdım. Masa yapacağım şeyleri saklamaya yetiyordu istenmeyen gözlerden. Bir elimle dildoyu vajinama sokup çıkartırken diğer elimle yeni yaptığım kahveyi tutuyordum. Ufak yudumlar ile kahvemi içerken dildonun içime girip çıkmasını sağlıyordum; sanki etrafı izliyormuş gibi poz kesiyordum kameraya karşı. Kayıtı bu sefer daha kısa tuttum ve Galip’e yolladım hızlıca. Görüntünün karşı tarafa ulaştığını belirten tik belirince bir de mesaj yolladım.

‘Benimle kahve içecek, balkonda keyifli vakit geçecek birilerini arıyorum sokakta.’

Tatmin olmuştum tüm bu yaptıklarımdan. Aklı artık evdeydi ve ben bundan emindim. Dildoyu kenara bıraktım, toparlandım ve temiz havayı içime çekerek kahvemi bitirdim. Sabırsızlıkla akşam olmasını bekleyecektim…

Galip önceden aramış ve geç geleceğini söylemişti, saat akşam 10 gibiydi ve ben hala bekliyordum… Boşalamamanın verdiği huzursuzluk her geçen dakika aklımın başka şeylere kaymasına sebep oluyordu. Dildoların durduğu çekmecenin önüne çok defa gitmiş ancak her seferinde tüm enerjimi kocama harcamaya karar vererek oradan uzaklaşmıştım.

Oturduğumda kalçalarımı örtmekte zorlanan, göğüs uçlarımı zor kapatan dekolteye sahip bir elbise giymiştim. Galip’in beni gördüğü gibi saldırmasını istiyordum. İçime çamaşır giymemiştim, elbise dışında birde yüksek topuklu ayakkabılarım vardı. Yemeğe geçmeden hemen önce, daha önce yaptığımız gibi yine kapının önünde becerilmeye başlamayı istiyordum. Aklım seksteyken başka bir şey yapamayacak hale getirmiştim kendimi gün içinde yaptıklarımla.

Telefonum çaldı, arayan Galip’ti.

-Aşkım geldim ben, arabayı park ediyorum. İstediğin bir şey var mı dışarıdan?
-Sen gel yeter. Hızlı olmanda fayda var, dayanamıyorum çünkü…

Telefonu kapattık, en geç 2 veya 3 dakika içerisinde istediğime ulaşacaktım. Her şeyin istediğim gibi olmasını istiyordum, kocamı gerçekten etkilemek istiyordum. Biraz işe heyecan katmak için evin tüm ışıklarını kapattım. Galip gelince kapıyı açacaktım ve içeri girdikten sonra dudaklarına yapışacaktım. Karanlıkta kısa bir ön sevişme sonrası yakınımda duran düğmeye basıp ışığı açacak, beni iyice görmesini sağlayacaktım Sonra cilveli bir şekilde salona geçecektim. Salonda masanın üzerinde yakılmayı bekleyen mumların verdiği loş ışık altında bana sahip olmasını istiyordum. Bu küçük oyunları her gün yapmalıyım düşüncesi kafamda belirirken Galip hala ortalarda yoktu… Aradığından bu yana neredeyse 5 dakika geçmişti. Sabırsızlığım ve azgınlığım yerini biraz gerginliğe bırakmak üzereydi ki kapı çaldı. Zifiri karanlıkta kapının arkasına geçerek kapıyı açtım.

-Geç hemen içeri!

Komutumu dinleyen Galip hızlıca içeri geçti ve kapıyı hızlıca örttüm. Kapının arkasında, karanlıkta olduğum için beni görememişti ve henüz ne olduğunu anlamamış halde ayakta dikiliyordu. Ellerimle Galip’i zifiri karanlıkta bulup kendime çevirdim ve dudaklarına yapıştım. Bir elim pantolonun içine girmeye çalışırken Galip hala tepki verme konusunda çekince yaşıyordu. Şok olmuştu muhtemelen.

-Artık dayanamıyorum. Bu gece beni öyle bir becer ki yarın yürümekte zorlanayım… Çok bekledim, beklediğime değsin bu gece. Her şey hazır… Hızlı ol yeter!

Tekrar dudaklarına yapıştım. Galip’İn tek kelime etmesine fırsat vermemiştim. Galip’in dudakları ısrarlı hamlelerime dayanamadı ve iyice açıldı, diliyle ağzımın içinde gezinmeye başladı. Elleri hızlıca belimden kalçalarıma indi ve kısa eteğimi kaldırıp kalçalarımı okşamaya başladı. Bende boş durmuyor pantolonunu geçmeye, penisini açığa çıkartmaya çalışıyordum.

Galip sert bir hamleyle beni kapıya yasladığında ışık düğmesi uzağımda kaldığı için hayıflandım, planladığım gibi gitmiyordu ama Galip’in bu azgın tavrı ayrıca hoşuma gitmişti.

Kocamın kemerini ve pantolonunu aceleyle çıkarttım ve sertleşmiş penisini avucuma aldım. Galip ise göğüslerimi, kalçalarımı sertçe okşamakla meşguldü. Dudaklarımızın arasından hava geçmiyordu, ihtirasla öpüşüyor, birbirimize dokunuyor ve anın tadını çıkartıyorduk. Galip’in bir eli hoyrat bir şekilde vajinamı yoklarken diğer eliyle elbisemin askılarından kurtulmaya çalışıyordu. Yüreğim heyecanla çarpıyordu. Kocamın ateşi beni de tutuşturmuştu…

Galip tek eliyle yapmakta zorlandığı için olacak ki iki elini kullanıp askıları omuzlarıma indirdi ve elbisem kayıp yere düştü. Artık karşısında çırılçıplaktım ama elbette göremiyordu. O hoş elbiseyle beni göremediği için hayıflansam bile bir an önce içime girmesini istediğim için tepki vermemiştim. Elbiseden kurtulan Galip daha sert ve karşı koyması güç bir biçimde bedenime doğru atıldı. Göğüslerim, kalçalarım, vajinam… Elleri hamur yoğurur gibi her yerimi yoğuruyor, hareket alanımı tamamen yok ediyordu. Bende elimde tuttuğum penisini okşuyor, penisini kendime doğru çekip olduğu kadar vajina dudaklarım arasında dikey yönde aşağı ve yukarı sürtüyordum. Çok heyecanlıydım, Galip birazcık ittirse içime girecekti…

-Daha çok beklemek istemiyorum. Seni içime almak istiyorum. Ne olursun, becer beni, hemen burada, hızlıca…

Bu tür sözlerin Galip’e direkt etki ettiğini biliyordum. Eğer kocamı tanıyorsam buna karşı koyması imkansızdı. Ben bunu söyledikten sonra kocamın bedenimde sertçe gezinen ellerini hissedemez oldum ve kısa bir süre sonra omuzlarımda bir baskı hissettim. Kocamın baskısına boyun eğip dizlerimin üstüne çöktüm. Karanlıktan dolayı siluetini bile seçemiyordum, el yordamıyla penisini buldum ve elime tükürüp okşamaya başladım. Amacım biraz penisini ıslatıp ayağa kalkmak veya onu da aşağıya çekip bir an önce içime girmesini sağlamaktı. Tüm bunlar aklımdan geçerken saçlarıma dolanan elleri fark ettim. Beni penisine doğru bastırıyor, ağzıma almam için tüm gücünü kullanıyordu.

Derin bir nefes aldım ve ağzımı açıp tek seferde kocamın iyice büyümüş penisini ağzıma aldım. Elleri başımı kontrol ediyor, tüm penisini köküne kadar ağzıma sokuyordu. İlk defa onu ağzıma alırken bu kadar zorlanıyordum. Öğürme hissimi zorlukla bastırıyor ve elimden geleni yapıyordum. Tüm bu olanlara rağmen bir elim klitorisimdeydi. Oval hareketlerle kendimi tatmin ediyordum çünkü artık ilk boşalmayı vajinal seksle yapma hayalimden vazgeçmiştim. Galip ile beraber boşalmak istiyordum; böylece ikinci seks daha uzun olabilirdi ikimiz içinde.

Kocamın penisi ağzıma hızlıca girip çıkarken bir noktadan sonra boğazımın acıdığını hissettim. Böyle ateşli sevişmek her zaman kısmet olmuyordu, tüm olumsuzlukları o yüzden zihnimin ücra köşelerine yollamıştım. Salyalarımı kontrol etmekte zorlanıyordum, bu Galip’in işine geliyordu. Ağzımda penisine rahatça git gel yaptırabiliyordu, genellikle tüm penisi ağzımdan çıkarttırıyor ve hızlıca hepsini geri sokuyordu. Kocamı kontrol etmekte zorlanıyordum…
Benim durumumda fena sayılmazdı. Boşalmama çok kalmamıştı; tüm günün o ateşli anları süreyi benim için iyice düşürmüştü…

Oral yapmaya başlayalı aslında çok olmamıştı ama Galip hırıltılı bir şekilde inledi ve ağzıma son bir kez git gel yaptırdı eliyle kafamı sertçe yönlendirerek… Ağzımın içi spermle dolduğunda penisi tamamen ağzımın içindeydi, elini o kadar sert bastırıyordu ki hareket edemiyordum, kafamı oynatamıyordum, dudaklarım neredeyse kasıklarına değecekti… Penisi sürekli kasılıyor, biriken spermler yüzünden nefes almakta güçlük çekiyordum. Galip ise başımı farklı yönlere çekiştirerek zevkine zevk katıyordu. Tüm oral seks hünerlerimi test etmişti neredeyse…

Nihayet kafamı serbest bıraktığında başımı geri çektim ve nefes almaya çalıştım. Avucuma sert penisini aldım, spermleri zorlukla yuttum ve dilimle penisi hafifçe yalamaya başladım.

Artık bitmişti, ayağa kalktım. Galip’te benim gibi nefes nefese kalmıştı. Azgın bir boğadan farkı yoktu. Ellerimle yoklayarak duvarı buldum. Kısa sürmesine rağmen Galip’in sert tavırları kelimenin tam anlamıyla bedenimi hırpalamıştı; dizlerim acımıştı ve yüksek topukluların üstünde durmakta zorlanıyordum. Boşalamamış olmam cabasıydı…

Nihayet ışığın düğmesini bulup içeriyi aydınlattığımda dilim tutuldu… Karşımda pantolonu yerde duran ve ışıktan dolayı gözlerini açmakta zorlanan Alper duruyordu. İstemsiz bir şekilde çığlığı bastım. Karşılıklı olarak birbirimize bakıp kalmıştık, elimle göğüslerimi ve vajinamı olabildiği kadar kapattım; ne işe yaradıysa…

-Ne işin var burada!

Sırtımı duvara dayamış beklerken ağzımdan tek bunlar dökülmüştü. Alper en az benim kadar şaşırmış ve korkmuştu.

-Sen aldın!
-Nasıl ya! Nasıl bunu… İnanamıyorum sana!
-Zannettim….
-Ne zannettin! Galip’i bekliyordum!
-Ben şey…
-Çabuk toparlan ve çık buradan Alper!

O kadar farklı bir ruh hali yaşıyorduk ki bende ne diyeceğimi bilememiştim. Suç unsurunu ortadan kaldırmak insanın temel iç güdüsüydü, ben de onu yapıyordum! Galip o an içeri girse olacakları düşünemiyordum!

Alper yüzüme sinir ve korkuyla karışık bir ifade ile bakıyordu. Ağzımın kenarında onun spermleri, ağzımın içinde penisinin tadı varken o da anlam verememişti dediklerime. Aceleci hareketlerle üstünü giyindi. Bir şeyler demeye çalıştı ama başarılı olamadı.

-Lütfen Alper, çık hemen evimden!

Alper kapıyı açtı, boynunu yere eğdi ve çıktı, kapıyı sertçe kapatmayı ihmal etmedi.

Şok olmuştum! Ne yapacağımı bilemez hareketle gidip elbisemi tekrar giydim. Kendimi kötü hissediyordum. Lavaboya gidip ağzımı büyük bir hınç ile çalkaladım. Bu adamı arzularken ne değişmişti ve ben durumdan rahatsızlık duyuyordum? Ya da rahatsızlık mı duyuyordum yoksa şok mu olmuştum? İstediğim olmuştu işte en sonunda ve Alper en azından ağzımı becermiş, bedenimi okşamış, kendimden geçirmişti beni. Ama Galip’in onayı ve haberi olmadan, ben buna belki tam anlamıyla hazır değilken, onunla seviştiğimi bilemeden…

Lavabodan çıkıp başım yere eğik koridorda yürürken birden karşımda Galip’i gördüm. Ben içerideyken anahtarıyla kapıyı açıp içeri girmişti. Elinde bir buket çiçek duruyordu. Yanıma yaklaştı, ne diyeceğimi bilemiyordum.

-Çok hoş bir karşılama! Enfes gözüküyorsun.

Galip yanıma yaklaştı ve sıkıca sarıldı. İçimden yükselen karışık duyguların iç içe girdiği dalgayı engelleyemiyordum. Her şeyi mahvetmek uğruna gerçeği söylemeye karar verdim…

-Galip…
-Sus Gökçe.
-Ama Galip bak…

Galip çoktan pantolon ve iç çamaşırından kurtulmuştu.

-Her ne diyeceksen biraz daha içinde tut lütfen.
-Ama bu…
-Gökçe! Tamam sonra konuşuruz, dayanamıyorum, gün içinde hep sertleşmiş halde gezdim. Ve bunu sen yaptın bana! Gel bakalım.

Galip omuzlarımdan bastırıp benim dizlerimin üstüne çökmemi sağladı ve penisini ağzıma verdi. Saçlarımı eline doladı ve aynı Alper gibi kendisine oral yapmam için baskı yaptı… Dejavu yaşıyor gibiydim. Israrcı tutumuna engel olamıyordum. Nasıl açıklayacağımı düşünürken Galip’e boyun eğip ağzıma penisini istediği gibi sokmasına izin veriyordum…

Galip seri hareketlerle ağzımın içinde git yapıyordu ama ben kaskatı kesilmiş halde durmaktan başka bir şey yapamıyordum.

-Ne oldu Gökçe? Pek keyifsiz yalıyorsun. Daha iyisini yapabilirsin bence! Ya da şöyle mi yapsak…

Bunu dedi ve ağzımdan penisini kurtardı. Beni çok hızlı bir şekilde yere yüz üstü yatırdı, neredeyse canım acımıştı. Çok kısa eteğimi hafifçe yukarı sıyırması kalçalarımın ve vajinamın ortaya çıkması için yetmişti. Galip beklemeden içime bir çırpıda giriverdi. Naziklik veya romantizm adına tek bir şey yoktu ortada, ki bunu arzulamıştım…

Bir elini belimden dolandırmış klitorisime masaj yapıyordu, diğer eliyle kafamı yere bastırıyordu. İçimde artan suçluluk duygusuna rağmen, bir kaç dakika önce yaşanan şoka rağmen bedenimin tepki vermesine engel olamıyordum. Boşalmak gibi bir isteğim o an olmamasına rağmen boşaldım; en keyifli boşalmam olmadığı kesindi. Galip eliyle başımı yere, halıya iyice bastırdığı zaman onun da boşalacağını fark ettim…

İsmimi sayıklayarak boşalmıştı… Çok sürmediğine sevinmiştim bu garip seksin…

Bir süre daha klitorisime masaj yapmayı ihmal etmeden beni yerde arkama geçmiş halde becermeye devam etti ve sonunda onun da gücü bitip üstüme yığılıp kaldı. Boşaldıktan sonra zaten duygularımız birbirine karışır biz kadınların. Benimde öyle oldu, ne kadar tutmaya çalışsam bile ağlamaya başladım. Galip endişe ile içimden çıkıp beni de kaldırdı. Gözlerime korku ve endişeyle bakıyordu…

——————————–

Yazar notu: Arkadaşlar özelden çok fazla güzel mesaj geliyor. Çok teşekkür ederim hepinize.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

kurtköy escort ankara escort sakarya escort sakarya escort maraş escort kuşadası escort çanakkale escort muğla escort mersin escort muş escort nevşehir escort elazığ escort erzincan escort erzurum escort tekirdağ escort diyarbakır escort edirne escort aydın escort afyon escort bahis siteleri canlı bahis canlı bahis canlı bahis bahis siteleri bahis siteleri porno izle sakarya escort sakarya escort serdivan travesti mobil porno kilis escort bursa escort çanakkale escort çankırı escort çorum escort darıca escort didim escort edirne escort edremit escort elazığ escort konya escort